| HalkTV: | Katıldığınız için teşekkür ederiz. |
| RedHack: | Asıl biz teşekkür ederiz. |
| HalkTV: | Kaydı gönderelim mi? |
| RedHack: | Biz alırız. |
Taksim Gezi Park’ında direniş sürüyor.
“Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser.”
-Karl MarxTaksim bizim,İstanbul bizim.
O ağaçlara hiç kimse dokunamaz.
Gencinden yaşlısına,7 yaşından 70 yaşına herkes orada!
Tüm arkadaşlarımız direnişe gidip katılabilirler,akşam Okan Bayülgen gezi parkında kitap okuyacak ve Red Hack filmi gösterilecek.
Saat 19:00’dan sonra eylemler var.
İmkanı olan,İstanbulda olan herkes gitsin arkadaşlar!
(keremeriskin gönderdi)
— Ömer Hayyam
derintf sordu: Suan bir otobüsteyim ve birazdan otogarda inip yurda gidicem sonra tiyatroya sonra okula böyle uzayıp gidecek günlerim yada otogarda inmeyip yaşamımın hiçliğinden sıyrılıp o şehre gidicem.fakat o şehir benim ütopyamın bir şehri ne yapmalı ?
Sıradanlık beni öldürüyor. Mecburiyette. Yapman gereken şeylerle yapamadıkların arasında kalıyorsun, bu fazla tutarsız bi durum. Ben sanırım otogarda inip sigara yakardım, otobüslerle gelip giden insanların saçma mutluluğu senin hayallerini süsleyebilir, kimi zaman. Yapmak istediğin şeylere mecbur kalmak çok daha iyi. Umarım dilediğin gibi bir yol olur.
Hayatım tesadüf olmadığına inandığım büyüleyici anlardan oluşuyor sanırım. Büyü mü bu, bi çeşit oyun mu? Hayalin ötesine geçmek mi bizi bu denli korkutan? Belki sıradanlıktan korkuyoruz. Biz sıradanı sevmiyoruz. Biz iyi adamlar değiliz. Biz pişman adamlarız. Belki sadece ” çime uzanıp gökyüzünde, yaprakların arasından sırıtan güneşe bakmak ” yeter bize. Belki, sana, bana yeter.
Geceyi kucakladım. Islak kaldırımlara oturdum, yine esiyor, ah bu Ankara’nın ayazı. Mızıkamın sesini duyuyor musun? Nefesim yetmiyor ayaz eşlik ediyor, mızıkam gülümsüyor. Seni bana getiren nota ıslak kaldırımlardan çıkıyor, bilmiyorsun.
Dün Atakan’la Eryaman Evlerinin içinde çardakta oturuyoruz. Bi çift geldi, karşımızdaki çardağa oturdular. Sarıldılar. Bizde hafiften efkar bastı. Atakan’a dedim ki sevgilerini ölçelim, arkadan fon vereyim. Yüksek seste Fikret Kızılok açtım. Dedim duyduklarında göz göze gelip yakınlaşacaklar, tersi durumda bu ilişki yürümez. Aslında diğer türlüde yürümezdi, belki biraz daha uzun biraz daha dolambaçlı. ” Yastığımda düşümde içimdesin. Bir hain bıçak gibi kalbimdesin, dermanı yoktur bilirim. ” dedi Fikret. Çocuk yaklaştı önce öptü sonra kızın saçını okşadı. Saçını okşadı, bura önemli. Atakan sigara yakarken ben uygun anı bekliyordum. Uygun bir an varmış gibi. Fikret geldi oturdu şöyle dedi ” Tütünsüz, uykusuz kaldım. Terketmedi sevdan beni .. ”
- Terketmedi, dedim.
Tütünsüz kalmamak adına birer sigara yakıp kalktık, bu uygun andı.